Kabare

 

    Malum Devlet Tiyatrolarında yer bulmak zor. Geçen gün şansımıza iki kişilik son koltukları alıp Kabare müzikalini izleyebildik. Genelde Kadıköy Haldun Taner ya da Üsküdar Kerem Yılmazer sahnesine gidiyorum ama o gün sadece Müsahipzade Celal sahnesinde yer vardı. Bir de Türkiye'de tiyatroya ilgi yok derler; nasıl bir kalabalık, her yer doluydu.
     Müzikal oyuna ilk defa gittim doğruyu söylemek gerekirse. 1930ların Almanyasını anlatıyor. Hitler iktidara gelmeden hemen birkaç yıl öncesi. Ekonomik kriz almış başını gitmiş. Sözümona üstünırk söylemleriyle Alman ırkının Yahudilere karşı düşman yetiştirildiği dönem. Oyunun bir parçasında da Alman kadınla Yahudi adamın aşkı yer alıyor. Asıl rolü üstlenenler ise Amerika'dan gelip kendine hikaye arayan yazarla, bir kulupte çalışan kadın. Ben zevk alarak, bazen de hüzünlenerek izledim. Tavsiyem izlemeniz yönünde.
 (İzleyenler varsa aranızda birşey öğrenmek istiyorum. Esas kadın oyunun bir yerinde şarkı söylerken yere düştü. Orkestradakiler de telaş yaptılar, hatta arkadan oyuncular koşup kadını kaldırdılar ama kalktıktan sonra şarkı söylemeye devam etti. Oyunun parçası mı değil mi anlayamadık. Gerçi parçası olsa mantıksız bir parça oluyor, parçası olmasa bayılan bir insan kendini bu kadar çabuk toplayabilir mi bilemedik.)

     Devlet Tiyatrolarında belirli bir dönem program dönüyor. Muhtemelen Mart ayı oyun düzeninde başka sahnelerde sergilenecektir. Kaçırmayın derim. Keyifli seyirler..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim Aşk Adam- Bozcaada

Güzel Atlar Ülkesi - Kapadokya

Komşu Ziyareti - Sakız Adası (Chios)

Macera Dolu Amerika Amerika!

Uyumayan Ada - Mikonos